wibiya widget
29 Mayıs 2009 Cuma
ÇYDD'NİN BAĞIŞ KAMPANYASINA KATILIM İÇİN SON GÜNLER!
28 Mayıs 2009 Perşembe
Stil Sahibi eviniz olsun ister misiniz?
Hepimiz dergilerde gördüğümüz stil sahibi evlere özeniriz ama bunu nasıl yapacağımızı bilemeyiz. Çoğu zaman bir iç mimarla çalışma şansına sahip olanlar bile, daha sonradan, evlerine çizgisini kaybettirecek dokunuşlar yaparlar.Siz de evinizi sıradanlıktan kurtarmak isteyen dekorasyon meraklılarındansanız, bu yazı tam sizin için.
Eğer bu cesaret isteyen harekete başlamaya karar verirseniz işte izleyeceğiniz yedi yol:
1.kural: Stil
Evinize kişilik katacak, kendinize ve yaşam biçiminize yakın bir tarz belirleyiniz. Akdeniz, etnik, tropikal, minimal, artdeco, Osmanlı gibi... Bütün çalışmanız bu ilk ve ana kuralın etrafında şekilleneceğinden bu konuda çok iyi karar vermelisiniz.Eğer bütçeniz kısıtlıysa, elinizdeki mobilyalarınızın çoğunun stili neyse, o yönde gitmenizi tavsiye ederim. Eğer, bu işe bir bütçe ayırabiliyorsanız, gözlerinizi kapatıp hayalinizdeki evi gözünüzün önüne getirin. İşte stiliniz belirlendi.
2. kural: Kullanım şekli
Burası sizin eviniz ve sadece sizi mutlu etmesi gerekiyor. Dolayısıyla kurallara sıkışıp kalmayın. Evde yemek yemiyor musunuz; o zaman o kocaman yemek masanızı yeni eve çıkan kardeşinize verin.Orta sehpanız tam istediğiniz ortamı salonunuzda sağlayacaktır. Böylece ne zamandır istediğiniz L kanepe için artık salonda yeriniz var. Eşiniz salonda otururken akşamları mutfakta tıkıldığınızı mı hissediyorsunuz; mutfak duvarınızdan salonunuza açılacak bir dikdörtgen boşluk ev yaşamınıza yeni bir boyut kazandıracaktır. Boşluğun üstüne yaptıracağınız tezgahla, akşam içkileri için barınız hazır.
3. kural: Duvarlar
Eviniz küçük ve az ışık alıyorsa genel olarak açık renklere yönelin. Manzaralı pencerenizin karşısına şık bir ayna koyarak, ışığınızı ikiye katlayın. Evinizin bir duvarında değişiklik yaparak, duvar kağıdı veya taş kaplama gibi malzemelere yer verebilirsiniz. Ya da sadece farklı bir renge boyatarak bir odak noktası yaratabilirsiniz.
4. kural: Zeminler
Eviniz istediğinizden küçükse zeminlerinizde koyu parke ve taş döşemelerini tercih etmeyiniz. Mümkünse tüm mekanlarda aynı malzemeyi devam ettiriniz. Eğer döşemeniz koyu renkse ve değiştirme imkanınız yoksa, o zaman halılarınızı açık renklerde seçiniz. Yerlerde küçük aksesuarlara yer vermeyiniz.
5. kural: Perdeler
Perdelerinizi sade modeller ve dikkat çekmeyecek renklerden seçin. Arka planda kalmalarına izin verin. Perdelerin dekorasyonunuzu tamamlayıcı fonksiyonel öğeler olarak kalması yeterli olacaktır. Unutmayın, misafirlerinizin aklında evinizin kalması gerekiyor, perdelerinizin değil.
6. kural: Mobilyalar
Mevcut mobilyalarınızın kumaş ve cilalarını değiştirerek farklı bir hava yaratabilirsiniz. Kanepe ve koltuklarınıza kumaş seçerken, sadece biri için desenli kumaşı tercih edin. Örneğin kanepeniz düz renk ise ikili berjer takımınız floral kumaşlı olabilir. Aynı formül ahşaplar için de geçerlidir. Bütün mobilyalarınız meşe ise sadece bir tanesi 'wenge' olabilir. Bunun dışında üçüncü bir ahşap cinsi evinizin bütünlüğünü bozacaktır. Ya da şöyle diyelim, bundan sonrası ancak uzman ellerle çözümlenebilir.
7. kural: Aksasuarlar
Öncelikle az çoktur ilkesinden yola çıkalım. Aksesuarlarınızı özenle ayrıştırın ve eviniz için belirlediğiniz tarz dışında olanları ayırın. Demode çerçeveler, eski yüzlü kuru çiçek aranjmanlar ile vedalaşın. En az bir tane canlı, uzun boylu, yeşil bir bitkiniz olsun. Nasıl sizin kendinizle bütünleştirdiğiniz bir parfümünüz varsa, evinizin de bir kokuya ihtiyacı var. İçeri girdiğinizde sizi ferahlatacak güzel bir koku için, mum, oda ve nevresim spreyleri, tütsü ve halı tozlarından faydalanabilirsiniz.
Kaynak: Milliyet
27 Mayıs 2009 Çarşamba
Evimin Aksesuarları, fikrimin ince gülü !
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Bilun'cuğuma sevgiler!
24 Mayıs 2009 Pazar
Herkes Baksın Sen Gör !
Zaman hiç geçmesin!
20 Mayıs 2009 Çarşamba
Daisy Design- Son tasarımlarım...
19 Mayıs 2009 Salı
Ay Sonuna Kadar Satılan Tüm takılarımın geliri ÇYDD'ye!
18 Mayıs 2009 Pazartesi
Mekanın Cennet olsun Türkan Hoca...Bizler sana minnettarız...
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Türkan Saylan tedavi gördüğü hastanede sabah 05.20'de hayata gözlerini yumdu.İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü'nde kanser tedavisi sürdürülen ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan'ın doktorları yaşam destek tedavisi uyguluyordu. Saylan'ın uykusuzluk şikayeti üzerine uyku ilacı yardımı ile rahat uyumasının sağlandığı ve kan değerlerindeki düşüklük nedeniyle kemoterapi uygulamasına son verildiği bildirilmişti. SON MESAJI: ÖLÜME HAZIRIM :Saylan'ın doktoru yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Saylan'ın bilinci son 24 saate kadar açıktı. Cumartesi dondurma yiyip su içti, sorularımıza mantıklı cevap veriyordu. Bilinci son 24 saatte kapandı. Mesajı 'bana düşen tüm görevleri yerine getirdim, ölüme hazırım' oldu. SAYLAN ÇOK SEVDİĞİ ÜLKESİNİN ÇOCUKLARINDA YAŞAMAYA DEVAM EDECEKTİR Türkan Saylan’ın, çok sevdiği ülkesinin çocuklarında, gençlerinde ve yol arkadaşlarının yüreğinde, hayalleri, düşünceleri, ilke ve değerleriyle yaşamaya devam edeceği bildirildi. Saylan’ın ölümü nedeniyle Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Merkezi (ÇYDD) ve tüm şubeler adına, ÇYDD’nin internet sayfasında taziye mesajı yayımlandı. ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan’ın bugün saat 04.30’da vefat ettiği bildirilen mesajda, Saylan için Çok sevdiği ülkesinin çocuklarında, gençlerinde ve yol arkadaşlarının yüreğinde, hayalleri, düşünceleri, ilke ve değerleriyle yaşamaya devam edecektir. Ülkemizin başı sağ olsun ifadelerine yer verildi. TÜRKAN SAYLAN KİMDİR? ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan 17 yıldır mücadele ettiği kansere bugün saat 04.45’de yenik düştü. Binlerce insanın okumasına ve hayatını değiştirmesine yardımcı olan Saylan iki çocuk annesiydi. Türkan Saylan, 13 Aralık 1935 günü İstanbul’da dünyaya geldi. Cumhuriyet döneminin ilk müteahhitlerinden Fasih Galip Bey ile evlendikten sonra Leyla adını alan İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğü olan Saylan, 1957’de evlendi. İki oğlan çocuk annesi olan Saylan, biri grafiker diğeri hekim iki oğlundan iki torunu bulunuyordu. DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR UZMANI 1944 - 1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946 ? 1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi’nde okuyan Saylan, 1963’de İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. 1964 - 1968 yılları arasında SSK Nişantaşı Hastanesi’nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını alan Saylan, bu konuda Türkiye’deki 8 kadından biri unvanını taşıyor. AKADEMİSYENLİĞİ 1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başlayan Saylan, 1971’de İngiliz Kültür Heyeti’nin bursuyla İngiltere’de ileri eğitim görmüş, 1974 de Fransa’da 1976’da yine İngiltere’de kısa süreli çalışmalar yapmış, 1972’de doçent, 1977’de profesör olmuştu. 1982 ? 1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981 - 2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürüten Saylan, 1990’da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev aldı ve 1996’ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. Dermatoloji kliniğinin öğretim üyesi olarak 2002 yılı sonuna kadar çalışan Saylan, 13 Aralık 2002 tarihinde emekli oldu. ULUSLARARASI GANDHİ ÖDÜLÜ SAHİBİ Türkan Saylan, 1976 yılında cüzzam çalışmalarına başlamış, Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurmuştu. 1986’da kendisine Hindistan’da “Uluslararası Gandhi Ödülüö verilen saylan, 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün cüzam konusunda danışmanlığını yaptı. Uluslararası Lepra (cüzam) Birliği’nin (ILU) kurucu üyesi ve Başkan yardımcısı olan Türkan Saylan, Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi’nin ve Uluslararası Lepra Derneği’nin üyesiydi. Dermatopatoloji Laboratuarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasında yer alan Saylan, 1981-2002 yılları arasında 21 yıl, gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği’ni yapmıştı. ÇYDD 1989’da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) kurucularından olan Saylan, dün gece 04.45’e kadar da derneğin Genel Başkanlığını yürüttü. Saylan, 14 Nisan 2007 Ankara-Tandoğan ve 29 Nisan 2007 İstanbul-Çağlayan Cumhuriyet mitinglerinin organizasyonunda ve icrasında bulundu. Kanser tedavisi görmekteyken evi Ergenekon Soruşturması kapsamında arandı. Sağlık durumunun kritikliği yüzünden söz konusu eve “baskın” kamuoyunda tepkilere yol açtı. SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI Saylan, 1990’da oluşan “Öğretim Üyeleri Derneği”nin kurucusu ve ilk dönem II. Başkanlığını yaptı. 1995’de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı’nın (KANKEV),1995’de kurulan Türkiye Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı’nın (TÜRKÇAĞ) kurucusu ve başkanlıklarını yaptı. Birçok mesleki ve sosyal derneğin üyesi olan Saylan, gönüllü kuruluş olarak; ÇYDD’nin Genel Başkanlığını, TÜRKÇAĞ ve KANKEV Vakfı Başkanlığı ile Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı Başkanlığı’nı, sürdürmekteydi. YÖK ÜYELİĞİ YAPTI Saylan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçilmişti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından ise 2 Şubat 2001’de YÖK üyeliğiyle görevlendirilen Saylan, bu görevi Şubat 2007’ye kadar sürdürmüştü. Saylan, 2003 ? 2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulunmuştu. BİR HAYATA 440 YAYIN SIĞDIRDI Saylan, 440’ın üzerinde yayın yazdı. Bunların 50’si yabancı dergilerde yayınlanmış tıbbi çalışmaları, 204’ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186’sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayınlanmış araştırma, derleme ve olgu bildirimleriydi. 2’si kitap, 3’ü seminer kitabı olmak üzere 5 yayını editör grubunda yer almıştı. 1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı adlı ve 5 baskı yapan ders kitabı, makalelerini içeren ve üç baskı yapan Cumhuriyetin Bireyi Olmak, çocukluk yaşamını anlatan ve 4 baskı yapan “At Kızö, son yazılarının toplandığı ve 2003’de yayınlanan “Cumhuriyetin Bireyi Olmak IIö, 2004’te Mehmet Zaman Saçlıoğlu’nca kaleme alınıp Türkiye İş Bankası’nca bastırılan, yaşamının öyküsünü içeren ve altı baskı yapan “Güneş Umuttan Şimdi Doğarö, 2006’da yayınlanan Cumhuriyet Radyo’da konuklarıyla yaptığı söyleşilerden oluşan “Geçmişten Geleceğe Radyo Cumhuriyet’te Çağdaş İnsan Söyleşileriö olmak üzere altı kitabı yayınlanmıştı. 2005’de Cumhuriyetin Bireyi Olmak I ve II, son dönem yazıları da eklenerek genişletilmiş ve birleştirilmiş baskı şeklinde yayınlanmıştı. Zehra İpşiroğlu’nun Türkan Saylan’la yaptığı, uzun zaman dilimini içine alan bir söyleşiyi kapsayan kitap “Yapıcılığın Gücü" ise 2006’da yayınlanmıştı. Saylan, İtalya “Foyer des Artistes Kurumu Ödülü”, “Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü” gibi onlarca ödüle de layık görülmüştü. Ödülleri 1996’da İstanbul Üniversitesi kendisine “Atatürk İlke ve Devrimleri” ödülünü vermiştir. İngiltere dermatologlarının derneği olan Dowling Kulübü (1978) ve "Kuzey Amerika Klinik Dermatoloji Derneği" (1996) tarafından onur üyesi seçilmiştir. Bugüne kadar çok sayıda ödüle layık görülmüştür. “Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü” İstanbul Üniversitesi (1996), “Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü” (1990), “Melvin Jones Ödülü” (1991), “Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü” İncirli Lions (1996), “Kuvayi Milliye Ödülü” Haliç Rotary (1997), “Fahrettin Kerim Gökay Ödülü” Türk Lions Vakfı (1997), “Türkiye Ziraatçiler Birliği Dayanışma Ödülü” (1998), “75. Yıl Ödülü” Türk Kadınlar Birliği Şişli Şb. (1998), “Uğur Mumcu – Muammer Aksoy Ödülü” ADD İstanbul Şubesi (1999), “Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Onur” Ödülü” (2000), İtalya “Foyer des Artistes Kurumu Ödülü” (2001), Cüzzamlı Hastalara verdiği uzun süreli hizmet ve getirdiği bakış açısı nedeniyle “Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği 2001 Yılı Ödülü”, “Atatürk Ödülü” Amerika / Atatürk Topluluğu (2001), “Sanat Kurumu Onur Ödülü” (2002), “Atatürk / Çağdaşlık Ödülü” Dünya Atatürkçü Kuruluşları (10 Kasım 2003), “Üstün Hizmet Ödülü” Yıldız Teknik Üniversitesi (2004), Eğitime yaptığı katkılar nedeniyle “Eğitim Ödülü” TED Koleji, “Kendinden once hizmet” ilkesine örnek davranışı nedeniyle “100. Yıl Mesleki Başarı Ödülü” Rotary Kulübü, “İnsan Hakları Ödülü” İzmir Karşıyaka Belediyesi (2004), “Türkiye’nin En İyi Eğitimcisi” Ödülü - Tempo Dergisi (2004), Kültür Üniversitesi’nin İstanbul genelindeki üniversitelerin öğrenci ve öğretim üyeleri arasında yaptığı anket sonucunda “Yılın En Yürekli Kadını Ödülü” (2004) , “Puduhepa Ödülü” - Adana Kütür Sanat Derneği (2005), “Meslek Hizmetleri Ödülü” Ankara Emek Rotary Kulübü (Ekim 2005), “Toplumsal Barış Ödülü” Barış Radyo, “İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü” - SODEV Sosyal Demokrasi Vakfı (2005), “İyi Kalpli Ol Ödülü” Türk Kalp Vakfı (2006), “Yılın Başarılı İş Kadınları Ödülü” Dünya Gazetesi (2006), “ÇEK Eğitim Ödülü”, Çağdaş Eğitim Kooperatifi (2006).
16 Mayıs 2009 Cumartesi
Bilun Design ve harika tasarımları
Selamlar ARKADASLAR, Bundan sonra her hafta sonu kendi blogumda yakınen takip ettiğim ve beğendiğim bir blogu tanıtmak istiyorum.Blog konusu ve tarzı konusunda herhangi bir kriterim yok .Tek seçim kriterim az once de söylediğim gibi arkadasımın blogunu ve içeriğini beğenmiş olmam... İlk paylaşımım kendisini sevgili arkadaslarım Laçin ve Stil direktörü vasıtası ile tanıdığım ve toka ve taç tasarımlarını oldukça beğendim arkadasım sevgili BİLUN ŞEN'in blogu olacak. Uzunca bir süredir severek takip ettiğim arkadasım toka, takı, taç tasarımları dışında meslek olarak arkeoloğluğu seçmiş durumda.Şu anda da Eskiçağ Tarihi'nde yüksek lisans yapıyor.Henüz çok yeni olarak katıldığı Hülya Aydın'la Türkmaxta yayınlanan Tasarım Atölyesi programında bunları ifade etmeyi atlamıs da olsa ben onun adına bunları burdan ifade etmiş olayım...Yolun açık olsun sevgili Bilun.Desteğimiz seninle....
14 Mayıs 2009 Perşembe
Yeni Yüzümüzle Huzurlarınızdayız...
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Can Dündar'dan...
Siyah Giymenin 5 kuralı varmış...
11 Mayıs 2009 Pazartesi
İşte Hediyelerim...
9 Mayıs 2009 Cumartesi
8 Mayıs 2009 Cuma
Hediyeleşiyoruz...








