wibiya widget
30 Nisan 2009 Perşembe
28 Nisan 2009 Salı
Mimlerim ve Ben
Sevgili Dilevser beni mimlemiş.Kendisine tesekkür ediyor, yanaklarından öpüyorum.
1. Yıl sonunda zengin olmak koşulu ile bir yıl boyunca her gece kabus görmek ister miydiniz?
ASLA-Param yok ama ruhum zengin:P
2. Kör olma ve sağır olmak arasında nasıl bir seçim yapardınız?
Bu şekilde yaşayan milyonlarca arkadasım olduguna göre, takdir edilmişse her 2si de kabulum:)
3. Öleceğiniz anı bilmek ister miydiniz?
ASLA!!
4. Bu gecenin son geceniz olacağını öğrenseniz, birine söylemediklerinizden dolayı üzülür müydünüz?
Hayır, çünkü sevgimi de üzüntümü de o anda yaşarım...
5.Eviniz yanıyor, aileniz ve siz kurtuldunuz. Son bir kez daha eve girme şansınız olsa, neyi kurtarırdınız?
Eski fotoğraflarımı.Anılarım bari fotoğraflarda yaşasın...
Ben de bilun'a, stil direktörüne ve de Ayshecan'a gönderiyorum...
Linklerini de vereyim arkadaşlarımın..
http://bilunsen.blogspot.com/
http://stildirektoru.blogspot.com/
http://ayshecan.blogspot.com/
Kolay gelsin :)
27 Nisan 2009 Pazartesi
26 Nisan 2009 Pazar
Stil Direktörüne teşekkürler...
Saolsun sevgili akadasım Stil Direktörü bugün blogunda benden aldığı takılardan bahsetmiş.Hepsini güle güle kullan canım arkadaşım.En güzel günlerde tak:) Ben teşekkür ederim siparişlerin için.Sevgiler...
Evim ve aksesuarlarım....
Birkaç gündür babamın rahatsızlığı nedeniyle bloguma ara vermek zorunda kalmıştım.Lütfen kusura bakmayın arkadaşlar.Şimdi kaldığım yerden yola devam...
Evimde bulunan bazı aksesuarları sizler için fotoğrafladım.Önümüzdeki birkaç günde sizlerle paylaşacağım.İşte bunlardan biri ...
En sevdiğim arkadaşlarımın hediyesi olan set Boyner Evde'den alınmış.Sürekli benimle olsunlar diye salonumda en çok gözüken yere; tv ünitemin üstüne koydum...Şimdi hep benimleler:)
21 Nisan 2009 Salı
23 Nisan İmkansız Periler’in Bayramı olsun!
Hayat her pencereden farklı gösteriyor kendini bize... Yeşil, kırmızı, toz pembe ve canlı renkler "imkânı" olanın her zaman yanında.Peki, ya "imkânı" olmayanlar?
Onlar da siyah ve beyaz arasında mahkûm bir hayat sürüyor...Yokluklarla ve yoksullukla bezenmiş bir hayatın içinde imkânsız başarılar kazanan Perilerle tanışmanın hikâyesine şahit olacaksınız...Aslında "imkânsız" denilen duygunun kendi içimizde yarattığımız bir perdeleme olduğunu anlayacaksınız...Doğanın dengesine inat zorluklarla mücadele eden ve her birinin ayrı bir masalsı hikâyesi olan İmkânsız (!) Periler... size unuttuğunuz değerleri tekrar hatırlatacak...İşte yaşamın gerçek Periler ve imkansızı başardıkları hikâyeleri...
Bu kitabın tüm geliri ÇYDD ye bağışlanacaktır.Fiyat:10 TL 4 kitap satışı ile 1 kız öğrenci okutuluyor.
23 Nisan’da İmkansız Periler İstanbul’a geliyor. Hayallerini süsleyen İstanbul’u ve sarayları gezecekler. Dünya çocuklarına adanmış bu bayramın tadını çıkarmak onların da hakkı!80 kız çocuğunu eğitime kazandırma hedefinin yarısına gelen İmkansız Periler Projesi’ne destek olarak daha çok kız çocuğunun hak ettiği eğitime ulaşmasını sağlamak sizin elinizde.Alacağınız ve alınmasını sağlayacağınız her “İmkansız Periler” kitabı bu kızları hayallerine biraz daha yaklaştıracak.
İmkânsız Periler kitabını satın almak için; http://www.dr.com.tr/Product.aspx?pid=0000000269662 tıklayınız.
Siz de destekleyin, Türkiye’nin geleceğine sahip çıktığınızı gösterin!
Ayrıca proje ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.metrogroupgirls.info/ adresinden ulaşabilirsiniz.
İmkansız Periler'in blogu ise http://imkansizperiler.blogcu.com/ adresinde!
20 Nisan 2009 Pazartesi
Bir Çocuk değişir, Türkiye değişir...
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Dünya Kitap gününün aynı güne denk gelmesi sebebiyle ben çevremdeki tüm çocuklara kitap armağan etmeyi planlıyorum.
Ulaşamadığım çoçuklar için ise hem "eğitim" yazıp 3353' e hem de ; bir boş mesajla 5414 'e kendim ve de eşim adına ayrı ayrı gönderim yapacağım. Unutmayalım bir çocuk değişir, Türkiye değişir...
19 Nisan 2009 Pazar
Tuzla'da Köfte Yemeden Olmaz...
Selam Herkes,
Umarım güzel ve keyifli bir haftasonu geçirmişsinizdir.Cumartesi gecesi Fransız Sokağında başlayan yemek yeme krizimiz bugün Tuzla'da Filizler Köfte'de son buldu.Ailecek gittiğimiz Bayramoğlu turu sonrası bir klasiğimiz haline gelen Tuzla'da Filizler'de köfte yedik.Yine her zamanki gibi hem kalabalık hem de çok hareketli idi.
4 kişilik bir yemeğe, salataları,içecekleri,köfteleri ve hatta tatlısıyla beraber toplam 48 TL ödeyerek, keyifli ve lezzetli bir yemek yedik.
Gerek ekonomik olması, gerekse sahil şeridinde yer alması nedeniyle bilmeyenler için iyi bir alternatif olacağını düşündüğüm için sizinle paylaşmak istedim. Detaylar için; http://www.filizler.com/
Hepinize güzel bir hafta diliyorum...
17 Nisan 2009 Cuma
Tam bizlik bir mağaza keşfettim...
Kızlar, tam bizlik yeni bir mağaza keşfettim.Caddede Şaşkınbakkal'da Paşabahçe'nin alt katında Sevgili Melis'in mağazası.Takı, ayakkabı,fular,çanta,şemsiye kısacası tüm güzellikler mevcut dükkanında.Üstelik hepsi zevkle ve özenle seçilmiş.
Ben bir fular bir de- takıcı olmama rağmen:) - cici bir küpe aldım.Aldım ama dükkandakı herşeyde aklım kaldı.En kısa zamanda tekrar gideceğim.Gitmek isteyen arkadaslarım için; işte kartı...
Yolunuz düşünce mutlaka uğramanızı öneririm. Bol güneşli haftasonları...
16 Nisan 2009 Perşembe
Emine Teyze'min Taraftar Bebek Battaniyeleri
Uzun zamandır sizlerle paylaşmak istediğim Emine Teyze'min taraftar battaniyelerini nihayet yayınlıyorum. BJK, GS ve FB'li bebekler için ördüğü battaniyelerin hepsi birbirinden güzeller. Talep etmeniz halinde bana bir mail atmanız yeterli.Fiyatı; 40 TL.Bebek bekleyen arkadaşlarıma duyurulur...Emine Teyze'cim senin de ellerine sağlık....
15 Nisan 2009 Çarşamba
Yeni Bilekliklerim var...
Selam Arkadaslar, Baharın gelişi ile yeni bilekliklerimi takı blogumda yayınladım. Almak isteyen herkese 5 TL. Üstelik 2 adet alana kargo bedava...Bakalım sizin favoriniz hangisi?İşte bazıları...Detaylar ve farklı alternatifler takı blogumda...
14 Nisan 2009 Salı
Aman bu havalara dikkat...
Selam herkese,
Havaların güzelleşmesi ile bir anda açılıp saçılan bendeniz sanırım biraz üşüttüm.Boğazımda ciddi bir ağrı var.Çok yakın bir doktor arkadaşımın tavsiyesi ile Otacı Meyanbalı Pastil kullandım bugün hep. Artık boğazım biraz daha iyi.Soğuk algınlığı,öksürük gibi durumlarda rahatlatıcı olarak kullanılan pastilin meyan ballı olması nedeniyle bronşların açılmasına katkısı varmış.
Doz Önerisi olarak yetişkinlerde günde 16 pastil, 2-12 yaş arası çocuklarda günde 8 pastile kadar alınabiliyormuş.Umarım hiç ihtiyacınız olmaz ama kulağınızda bulunsun.
13 Nisan 2009 Pazartesi
Yalıtım Yatırımdır ...
Blogumu takip eden arkadaşlarım bilirler.Bu sene yeni evime taşındığım için soğuk bir kış geçireceğimize dair bir inancım vardı.Zira yeni konutlar henüz duvarları ısınmadığı için oldukça soğuk olur.Ancak ne mutludur ki, bu sene en fazla 64 TL doğalgaz faturası ödedik.Nasıl mı?Mantolama ile.Evimizde 5 cm kalınlığında Mavikale markası ile mantolama yapıldığı için kışı sıcacık geçirdik.Yazın da yine yalıtım sayesinde klimatize hava evimizde kalacak ve inşallah yine az elektrik faturası ödeyeceğiz.Darısı başınıza...
12 Nisan 2009 Pazar
Yeni yüzükler tasarladım...
Herkese keyifli pazarlar olsun.Yeni yüzükler tasarlayıp, takı blogumda yayınladım.Umarım beğenirsiniz...Bu arada marka belirtmiyeyim ama 2 tane kadın giyim markasından takı tasarımları için teklifler aldım.İnanılmaz mutlu oldum.Sizinle de paylaşmak istedim.Tekrar keyifli pazarlar...
10 Nisan 2009 Cuma
Body Shop'ta İndirim...
Habitat'ta Yaz Koleksiyonu
9 Nisan 2009 Perşembe
8 Nisan 2009 Çarşamba
Artık takılarım yeni blogumda...
Artık Ödüllü bir Blog'um...
İzlediğim bloglarda ödül verildiğini görmüştüm ama ben ilk defa ödül alıyorum :)Lemanın İgnesinden ödül aldım, çok sevindim. Çok da teşekkür ederim.
Ödülün kuralları varmış ki, şöyleymiş;
Ödülü veren kişinin linkini yazmak; http://www.lemaninignesinden.blogspot.com/
Bu ödülü vermek istediğin kişilerin linkerini yazmak;
http://www.bilunsen.blogspot.com/
http://mosquiiito.blogspot.com/
Bir de ödül verilen kişileri haberdar etmek...
İyi günler...
7 Nisan 2009 Salı
Bahar'ın ilk Günlerinde Lavanta...
Görüntüsüyle büyüleyen, kokusuyla baştan çıkaran, lezzetiyle damağınızda iz bırakan… Bugün alternatif tıbbın kabul ettiği iyileştirici etkileri ise cabası…
Yüzyıllardır diğer baharatlar arasında en favori olan Lavantanın bilinirliği neredeyse insan tarihi kadar eski. Kayıtlar Lavantanın 2500 yıldan fazladır bitki, baharat olarak kullanıldığını kanıtlıyor. Çok eski zamanlarda Mısırlılar, Fenikeliler ve Araplar tarafından gerek mumyalama, gerekse parfüm amaçlı kullanılan bu önemli bitki adını Latincede yıkanmak anlamına gelen “Lavo”dan alıyor. Romalıların banyo sularına kattıkları lavantanın tüm Avrupa’ya yayılmasının Arapların sayesinde olduğu düşünülüyor, özellikle İngiltere’ye… Kokusu oradan da Amerika’ya ulaşıyor…
Renginin güzelliğinin yanı sıra kokusuyla büyüleyen lavanta birçok kullanım şekliyle hemen her evde yerini alıyor. Yemek pişirmede de çok yönlü bir bitki olan Lavantanın yenilebildiği sürpriz değil, ayrıca yemek süslemesinde de ünlü şeflerin sıklıkla kullandıkları biliniyor.
İngiltere’de Kraliçe I. Elizabet’in favorisi olan Lavanta o dönemde birçok farklı kullanımın yanı sıra yemek çeşitlerinin vazgeçilmez malzemesiymiş. Lavanta konservesi (lavanta çiçekleri ve şekerle yapılan bir tür konserve), Kraliçenin migrenine iyi geldiği için lavanta çayı hemen her gün tüketildiği için sarayın bahçıvanları yılın her ayında saray bahçesinde taze lavanta bulundurmak zorundalarmış...Lavantanın genetik olarak iklimle uyumu doğrultusunda Mayıs sonu-Ağustos arası açtığı düşünülürse o dönemde bahçıvan olmak istemezdim doğrusu!
Bugün ise özellikle gurme restoranlarda yenilebilen çiçekler yemeğe kattıkları lezzet ve görüntü nedeniyle eski zamanlarda olduğu gibi yeniden sıklıkla kullanılmaya başladı. Fransızların o harika etlerinin yumuşaklığının ve nefis lezzetinin lavanta tarlalarında besledikleri kuzular yüzünden olduğunu iddia edenler bile var.
Çiçekleri ve yapraklarının taze olarak ve tomurcuklarla, dallarının da kuru olarak kullanılabildiği Lavanta nane ailesinden geliyor ve kekik, biberiye ve adaçayına çok yakın. Rezene, mercanköşk, biberiye, kekik ve adaçayı ile kullanıldığında çok güzel uyum sağlıyor.
Lavantanın tatlı çiçeksi bir kokusu var. Çiçekleriyle salatalarınızı renklendirebilir, ekmek yapmayı seviyorsanız biberiye yerine kullanarak farklı hoş lezzetlerde ekmekler yapabilirsiniz. Sadece ekmeklerde değil birçok yemekte biberiye yerine kullanabilirsiniz. Benim en sevdiğim kullanma yöntemlerinden biri toz şekeri kavanozuna lavanta çiçeklerini (ister bütün olarak isterseniz havanda döverek, daha etkili olur) koyarak birkaç hafta bekletmek ve sonra da bisküvilerde, pastalarda kullanmak. İngiliz Lavantası Latince adıyla angustifolia tüm lavanta çeşitleri arasında en tatlı kokusu olan ve pişirmede de en çok kullanılan cins. Çiçekleri kurudukça rayihası daha da zenginleşiyor. Bir kadeh şampanyaya bir kaç lavanta çiçeği atarak hem görüntüsü hem de hoş lezzetiyle etkileyici bir sunum yapabilirsiniz. Çikolatayla ve dondurma ya da sorbe ile çok yakıştığını anlamak için denemenizi tavsiye ederim. Bu arada belirtmem gereken en önemli nokta lavantayı yemekte kullanacaksanız çingenelerden, çiçekçilerden aldığınız lavantayı kullanmamanız. Zira , gıdaya uygun olmayan böcek ilaçları ile ilaçlanmış olmaları yüksek olasılık, bu da zehirlenme riskini oldukça arttırır. Mümkün olduğunca tazesini ya da aynı mevsimin kurutulmuş çiçeklerini kullanmanızı tavsiye ederim.
Ben de bu aralar lavanta ile evde keseler hazırlayıp evime bahar getirmeyi planlıyorum.Keseler hazır olur olmaz sizinle paylaşacağım, söz:)
6 Nisan 2009 Pazartesi
Kelebek Etkisi ve Gonca'nın Gücü...
Yazın yaklaşmasının da etkisiyle hepimizde fazla kilolarımızla ilgili bir panik hali mevcut. Çok sevgili Arkadaşım Diyetisten Gonca Güzel'in önerilerini sizlerle paylaşmak istedim.Sağlıklı günlerde keyifli bloglar yazalım inşallah...
Şişmanlıktan korunmak için önce sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmalıyız. Sağlıklı beslenmek için önce bilgilenmeli ve bilinçlenmeliyiz. Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte diyet mutlaka "kişiye özel" olarak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin metabolizması farklılıklar gösterir. Öte yandan kilo fazlası olanlar genelde aç kalarak, öğün atlayarak, hiçbir şey yemeyerek sonuç almaya çalışır.Böylesi bir davranış, vücudu açlıktan ölme paniğine sürükler ve "kıtlık" moduna geçen metabolizma yavaşlar, yağ yakmak yerine tüketilen her besini yağ şeklinde depolama yoluna gider. Buna karşılık sık sık, azar azar beslenmek metabolizmayı hızlandırdığı gibi, yavaş yemeyi de sağlar. Aç kalmak ve öğün atlamak, bir sonraki öğünde hem hızlı hem de fazla yemek yenilmesine neden olur. O nedenle başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmamalı, 2.5 - 3 saatlik aralıklarla beslenilmelidir.
Katı margarin, tereyağı, kaymak, krema, mayonez, cipsler, soslar, kuruyemişler gibi enerji değeri yüksek, öte yandan hiçbir besleyici değeri olmayan yağlı yiyeceklerden, kızartma ve kavurma işlemlerinden olabildiğince kaçınmakta yarar var. Şeker ve şeker içeren besinler (bal, reçel, pekmez, hazır meyve suları, gazlı içecekler, tatlılar, v.b.) kana tamamen ve hızla karışırlar. Pankreastan salınan insülin hormonu ile kan şekeri düşer ve tekrar tatlı yeme isteği doğar.Dolayısıyla şeker ve şeker içeren besinler kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarlar.
Halbuki şeker tadından vazgeçemeyenler için üretilen, şeker yerine kullanılabilen, aynı tadı verebilen, sağlık açısından sakıncası bulunmayan, düşük kalorili veya kalori içermeyen yapay tatlandırıcılar ile kan şekerindeki dalgalanmaları ve tatlı isteğini ortadan kaldırmak mümkün olabilir.
Referans:http://www.goncaguzel.com/
5 Nisan 2009 Pazar
Anneme ve Babama İthafen...
Bugün annem ve babamın 32. evlenme yıldönümü...Onların ki tam aşk evliliği...Günümüz ilişkilerindeki çıkar ve samimiyetsizlikten çook uzak.İkinizi de çok ama çok seviyorum.Allah sizi başımızdan eksik etmesin:)Şeker tadında nice güzel yıllarınız olsun.İyi ki varsınız, iyi ki sizin çocuğunuzum:)
Evde yakınlarımızla küçük çapta bir partimiz var.Bu parti için şeker pastanın şeker Banu'su bize çok şık bir pasta hazırlamış.Ellerine sağık.Bunda sonra partilerin vazgeçilmez ismisin Banu'cum.Allah tüm anne ve babaları daima mutlu etsin.Çocuklar da hep mutlu olsun:)
4 Nisan 2009 Cumartesi
Habitat'da İndirim Zamanı...
Adresİstanbul Ev Dekorasyon Merkezinde şubesi bulunan Habitat'ta Sonbahar-Kış 2008 Ürünleri %70 indirimle 2-5 Nisan tarihleri arasında satışa sunuluyor.
Avrupa’nın en sevilen dekorasyon ve tasarım markası HABİTAT, 1964 yılında Terence Conran tarafından Londra’da kuruldu. İlk çıkış noktası, İngilizler’in ağır ve şatafatlı dekorasyon anlayışını kırarak, tasarımı herkes tarafından ulaşılabilir kılmaktı. 1964’ten sonra mağazaların genişlemesiyle, Habitat Paris’e, bundan sonra da çeşitli Avrupa ülkelerine ve Asya’ya yayıldı. Bugün, Habitat’ın İspanya’dan Yeni Zelanda’ya 94 mağazası bulunuyor.
Habitat, Türkiye’deki ilk mağazasını Mayıs 2007’de Addresİstanbul’da açtı. İstanbul Doors ve Akın Gayrimenkul’ün işbirliğiyle kurulan A&D Perakende ve Dış Ticaret A.Ş. ile Türk tüketicisiyle buluşan Habitat, 2,000 m2’lik alanda bahçe ve ev mobilyalarından sofra takımlarına, yatak odası tekstilinden aydınlatmaya ve çocuk koleksiyonuna 5,000’in üzerinde ürünü aynı çatı altında sunuyor.
Ben evimi dekorasyonu sırasında indirimde buradan birçok ürün aldım.Benden söylemesi, sizden bakması...
3 Nisan 2009 Cuma
Duvar Stickerları ve Baharın ilk günleri...
2 Nisan 2009 Perşembe
Nihayet Ben de Mimlendim:)
Noktalı mim.. Saolsun Sevgili Belgin beni mimlemiş.Henüz yeni doğmuş bir blogger olarak ben de mimlenmek istiyorum diyodum ya nihayet oldu:) Bir heyecan falan baktım çocukluğumuza iniliyormuş. Hemen indim ben de:)
1. Çocukken .......... kaçırdım.
-Çocukken ağaçtan çok elma kaçırdım
2.Çocukken........yoksundum.
-Çocukken kardeşim doğduğu için çoçuk olma hakkımdan yoksundum.
3.Çocukken ........ yaralanmış olabilirim.
-Çocukken onlarca kez dizimden yaralanmış olabilirim.
4.Çocukken ........ olmayı hayal ederdim.
-Çocukken mimar olmayı hayal ederdim.Ve oldum:)
5.Çocukken ....... isterdim.
-Çocukken hep Sagra'dan Çikolata isterdim.
6.Evimizde asla yeterli ....... olmadı.
-Evimizde asla yeterli zaman olmadı.
7.Çocukken daha fazla .......... ihtiyaç duyardım.
-Çocukken daha fazla eğlenceye ihtiyaç duyardım.
8.Bir daha asla ........... göremeyeceğim için üzgünüm.
-Bir daha asla DEDEMİ göremeyeceğim için üzgünüm.
9.Yıllar boyunca ......... merak ettim.
-Yıllar boyunca hep ne zaman ve nasıl öleceğimi merak ettim.
10. .......... kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.
- Kendimi hiç suçlamadım:)
Şeker Pasta'nın Şeker Banusu , seni mimliyorum...
1 Nisan 2009 Çarşamba
1 Nisan'a dikkat...
Şimdiden tüm dünyada 12 milyondan fazla bilgisayara bulaşan bir virüsün 1 Nisan'da daha da güçlenmesi ve saldırılarını arttırmasından endişe ediliyor.
Bilgisayar güvenliği uzmanları, Microsoft şirketinin sorumlularını yakalamayı sağlayacaklara 250 bin dolar ödül vermeyi vaat ettiği "Conficker" veya "Downadup" adı verilen virüsün 1 nisan çarşamba günü daha da güçlenmeye ve durdurulması daha zor hale gelmeye programlandığını belirtiyor. Uzmanlar, bu solucanın gerçekten de tehlikeli olup olmadığı konusunda fazla bilgi bulunmadığını da kaydediyor.
Uzmanlar, bu solucanı kontrol eden bilgisayar korsanlarının, virüsün hayatta kalma kapasitesini arttırmakta olduklarına dikkati çekerek, virüsün anti-virüs programları güncellenmeyen sistemlere kolaylıkla sızabildiğini belirtiyor.
İnternet bağlantısı veya USB flash bellek ile bulaşan virüsün şimdilik günde 250 internet sitesini kontrolü altına almak üzere programlandığını ifade eden bilgisayar güvenliği yetkilileri, çarşamba günü bu virüs programının günde 50 bin web sitesini etkilemek üzere gücünü arttıracağı uyarısında bulunuyor.
Referans: Hürriyet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




Favori dekorasyon mağazalarımdan biri olan Habitat, Yaz Kolleksiyonunu benimle paylaşmış.Bende sizinle paylaşmak istedim.Benin favorim şezlong :)


