Mailleriniz için...

11 Kasım 2009 Çarşamba

Hanımlar Çantalara Dikkat!

Siz de benim gibi çantanıza ne buluyorsanız doldurup,omuz ağrısı çekiyorsanız bu yazıyı okuyun blogdaşlar:)

"Son yıllarda kadınların sıkça tercih ettiği büyük çantalar, vücudun belli bölgelerine fazla yük bindirdiği için özellikle boyun, omuz ve sırt problemlerine yol açabiliyor.Uzmanlar, çantanın uzun süre aynı omuzda taşınmaması, olabildiğince elde taşınan çantaların tercih edilmesi ve çantanın ağırlığının vücut ağırlığının yüzde 10'unu geçmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkan Yardımcısı Murat Dalkılınç, özellikle bayanların çok sık kullandığı çantaların doğru seçilmesi gerektiğini, kullanım hatalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Tercih edilen çantanın büyüklüğü ve ağırlığına göre kullanım şeklinin de değişmesi gerektiğine dikkati çeken Dalkılınç, “Modayı takip etmek adına yapılan yanlış tercihler, vücudun çeşitli bölgelerinde ağrıya yol açabiliyor. Yapılan çalışmalar, özellikle büyük çantaların hatalı kullanımı nedeniyle boyun, omuz ve sırt problemlerinin görülme sıklığının arttığını göstermektedir” dedi.Dalkılınç, son yıllarda moda olan büyük çantaların hacmi dolayısıyla daha fazla eşya taşınabildiği için ağırlığının da arttığını, bunun da vücudun özellikle belli noktalarına binen yükü artırdığını söyledi.

09 Kasım 2009 Pazartesi

30'lu, 40'lı, 50'li Yaşlarda Ne Yapmaktasın?



ATATÜRK;

1911'de 30 yaşında Tabur Komutanı idi, Trablusgarp' ta İtalyanlara karşı savaştı.

1916'da 35 yaşında Kolordu Komutanı idi.Muş, Bitlis ve Van bölgelerini Rus'lardan temizledi.

1919'da 38 yaşında Düşman işgali altındaki İstanbul'dan Samsun'a geçti. Amasya mulakatı, Erzurum ve Sivas kongrelerini yaptı.

1920'de 39 yaşında. Türkiye Büyük Millet Meclisini kurdu. Meclis Başkanı seçildi.

1923'te 42 yaşında Türkiye Cumhuriyetini kurdu.

1924'ten 1928'e kadar, Cumhurbaşkanı olarak 47 yaşına kadar süren dönemde DEVRİMLERİ yaptı.


Sevgili Blogdaşım;
Sen 30'lu, 40'lı, 50'li yaşlarda ne yaptın? Ne yapmaktasın?
Unutma; Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.



57 yıla sığdırılmış bir medeniyet! Minnettarız...

Atatürk’ün pek bilinmeyen fotoğraflarından biri... 1935’te İzmir’den çıktığı Ege ve Akdeniz gezisinde Ege Vapuru’nda salıncakta. Manevi kızı Ülkü de ayaklarına tutunmuş. Bu fotoğraf ve altındaki öyküsü, Ntvmsnbc haber portalında iki gün peşpeşe en çok izlenen ve okunan haber oldu...


Bakışları her zaman olduğu gibi o kadar güçlü ki bu solgun ‘o’ anda bile küçücük bir noktadan bütün fotoğrafa yayılıyor. Atatürk, bu neşe ve keyif anıyla ‘o’ anları unutmaya başlayışımızı temsil eden solgun fotoğrafta bile bugünlerde sürekli gerilen topluma kendine güveni, huzuru ve mutluluğu hatırlatıyor.

Haftaya Sağlıkla Başlayalım; Kahvaltılarımızı yapalım!


Günde 8 saat uyuduğunuz halde kendinizi yorgun hissediyor, çabuk yoruluyor, hafıza sorunları mı yaşıyorsunuz? O zaman beslenme sisteminizi gözden geçirin ve güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Yemek yeme alışkanlıklarımız, zihinsel ve bedensel faaliyetlerimizi etkiler. Sağlıksız beslenme, düşünme ve kavrama yeteneğinin azalmasına, hatta hafıza kayıplarına neden olur.
En önemli öğün
Beynin performansı söz konusu olunca en önemli öğün 'kahvaltı'. Her gün düzenli olarak kahvaltı yapan kişiler, diğerlerine oranla daha başarılı ve verimli.Kahvaltı alışkanlığına sahip olmayanlarda ise konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk ve bitkinlik gibi problemler ortaya çıkıyor. Ayrıca, 'sağlıklı bir kahvaltının' yaşlanmayı geciktirdiği, yaşlılık döneminde ortaya çıkması muhtemel bellek ve algı kusurları ile kas zayıflıklarına engel olduğu da araştırmalarla ortaya konuldu.
Çocuklar için 'mutlaka'!
Okul hayatında kahvaltının önemi daha da fazla. Gelişim sürecini henüz tamamlamamış bireylerin hızlı değişimleri, yeterli ve dengeli beslenmeyle desteklenmelidir. Gerekli olan karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerden oluşan besin öğelerinin doğru öğünlerde yeterli miktarlarda alınmaması, bağışıklık sistemini zayıflatır.Düzenli kahvaltı eden çocukların, derslerdeki motivasyon, fiziksel ve zihinsel performans açısından yüksek başarılı oldukları tespit edilmiştir.

07 Kasım 2009 Cumartesi

Meyve Veren Ağaç Taşlanır!


Dün gece baş ağrısı ve karışık düşüncelerle  zor ve yıpratıcı bir gece geçirdim.Üstelik daha önce bu yazımda yazdığım biricik eşimle nişan yıldönümümüz olmasına rağmen, bugün karmakarışığım.

Beni bu hallere düşüren ise, dün itibari ile aldığım 4 tane adsız post yorumu.Yorumların genel olarak içeriği ve hedefi sıkça takip edilen sevdiğim bir arkadaşım olan bir blogger idi. Ki; o kişi cevabını kendi sitesinde vermiş.

İnsanların ikili ilişkiler içinde hoşlanmadığı ya da sevmediği insanlar olabilir.Saygı duyarım.Ama o kişi kim ise gidersin onunla konuşur, kendi aranda bunu çözersin ya da çözemezsin ama gelip bana, ya da bir başkasına onunla ilgili abuk sabuk yorumlar, laflar etmezsin.Ya da sırf o kişi ile aran kötü ve de  ben de onunla görüşüyorum diye, gelip konu ile ilgili olmayan  bloglardaki çalışmalara KARALAMALARDA BULUNAMAZSIN.!
Benim aile terbiyemde bu tarz fitne fesat işler yok.

Üzüldüğüm nokta ise, bizler bloglarımızda ısrarla Mutluluk, Amaç ve Araç, Samimiyet ve Dürüstlük desek de; kimileri bu postları okuyup malesef zerre kadar nasiplenmiyorlar.

Bana yolladığı "adsız" yorumlarda adını yazamayacak kadar NAMERT olan bu kişi,  "yorumlarımı  yayınlamayacaksın ama ben yazıyım" demiş.Ben senin kadar KORKAK ve NAMERT olmadığım için bu yorumlarını  yayınlıyorum.Hem de post yapıyorum.
Sana en güzel cevabı beni izleyen Blogdaşlar verir diyorum.

İşte bloguma atılan iftiralar:


  • "bir mimarın hobisi diye başlık atmışsın bende ilginçtir diye okumak istedim ama dakka bir gol bir tamamen bende hayal kırıklığı yarattı. ilk hayal kırıklığını koyduğun 3 fotoda yaşadım banyom mutfağım diyorsun sonra yorumlarda örnek foto diyorsun. ikincisi de lavantaları anlatmışsın arkasından gelen post lavanta torbası satmaya çalışıyorsun yani bu site hobi falan değil tamamen marketing amaçlı bir de .............sorunu var ki her blogta her yorumda karşıma çıkıyor ne yazık ki buraya da dadanmış her bloğa canım cicim bebeğim kuşum diye yalaka yorumlar yazmaktan başka yaptığı bir iş yok eh daha ne olsun tabii ki bu bloğu hiç beğenmedim ve bundan sonra okumayacağım mimarlar bile marketing peşinde koşuyorlarsa bu ülkede bir sorun var demektir. "



  • şu posta bile yine aynı kişilerden 8 yorum siz birbirinizi kullanıyorsunuz. yorum yazarak isimleriniz görünsüz page ranklerini artsın derdindesiniz bunu da en iyi marketing kraliçesi ......yapıyor..... eskiden yorumlarda birinci sırayı kapıyordu şimdi ikiye düşmüş yaşlanıyor herhalde pereformans kaybı var.


  • google gruplardaki forward maillerden kendine blog yaratmışsın iki de şakşakçı bulmuşsun habire yorum yazıyorlar ama hep aynı kişiler 'canım'!!!!!!!


  • körler sağarlar birbirini aağarlar.zaten ..... den başka da yorumcun yok. o zaten her posta yorum yazar maksat ismi görünsün dostlar alışverişte görsün.canım benim yazmış baksana ama sana özel sanma herkese aynı yalakalığı yapıyor.

NOT:BU  GİBİ YORUMLARI POST YAPACAK KADAR, KENDİME VE AİLE TERBİYEME GÜVENİYORUM. KEŞKE SEN DE ADINI YAZABİLECEK KADAR KENDİNE GÜVENSEN!